Posted by : Natsume


Bölüm 9: Canavarları İmha Et

Natsu'dan ufak bir hatırlatma: Biliyorsunuz çevirmen değişti arkadaşlar haliyle seride farklılıklar göreceksiniz, hoş ben her halikarda okuyacağınızı biliyorum ama yine de hani açıklamaların fazlalığını dilin biraz daha gündelikten ziyade resmi olmasını yadırgamayın diye deme ihtiyacı hissettim.Duruma göre Stat Pencerelerini eklemeyebilirim, uğraştırıcı oluyor.Şimdiden keyifli okumalar, kaldığı yerden devam ediyor istediğiniz gibi.

Geriye dönüp bakacak olursak, Lucas'ın ilk partisine katılıp avlanmaya gittiği vakit, başka bir oyuncu daha oyuna başlamıştı.

Lucas'ın birkaç dakika öncesinde orda bulunduğu meydanda dikilen [Rice]...

Gümüş saçları, kırmızı gözleri, kafasının üstünde kurt kulakları ve arkasında bir kuyruğu vardı. Geriye kalan vücudu insan biçimindeydi.Neden? Çünkü o bir insansı yaratıktı. Tam olarak söylemek gerekirse, yarı insan yarı kurttu.

İlk olarak, karakter seçiminden bahsedelim. Karakter oluştururken istediğiniz ırk olabilirsiniz.

- İnsan : Bu ırk, normaldir, baya normaldir. Ne olursa olsun hiç bir özel yeteneği yoktur. Şartlara uyum sağlayabilmeleriyle tanınırlar.

- Elf : Büyüde ve okçulukta üstündürler. Eğer seçilirse, rasgele dağıtılan stat puanlarının haricinde INT ve DEX'in her birine onar puan verilir. Böylelikle normalden 20 puan daha fazla stat puanına sahiplerdir. Çoğu, büyücü veya nişancı olmaya yatkındır.

- Yarı-elf : Yarı insan, yarı elf. Eğer seçilirse, rasgele dağıtılan stat puanlarının haricinde INT ve DEX'in her birine beşer puan verilir.

- Cüce : Cüceler, güçlü ve zanaat konusunda üstündürler. Eğer seçilirse, rasgele dağıtılan stat puanlarının haricinde STR'ye ekstra 10 puan verilir ve buna ek olarak 50 puanla başlayan [Zanaat] bölümü açılır. Çoğu zanaatkârlar veya STR gerektiren işler, bu ırktadır.

- İnsansı Yaratık : Sağlam içgüdüleri, iyi işitme ve iyi algılama yetenekleri vardır. Bu ırk seçilirse, Pasif [Yüksek Algı] yeteneğine sahip olurlar ek olarak. Bu yetenekten dolayı, savaş tarzı mesleklerde en çok Kurtadamlar tercih edilir.

- Hobbit(1) : Tuzakları yok etmek olsun, yapmak olsun, her iki konuda da beceriklidirler. Eğer seçilirse, ek olarak pasif [Keşif] yeteneğine ve aktif [Parçalama] yeteneğine sahip olunur. Tuzaklarında ve taktiklerinde kullandıkları icatlarıyla bilinirler ve genellikle istihbarat sağlayamak için kullanılırlar.
(1) Aslında burada Halfling yazıyordu ama bu 'Yarım insan' diye nitelendirilen bildiğimiz Tolkien evrenindeki Hobbit'miş. O yüzden Hobbit yazdım.

- Ork : Güçlü ve yapılıdırlar. Eğer seçilirse, rasgele dağıtılan stat puanlarının haricinde VIT(Vitality= Can) ve DEF(Defans)'in her birine onar puan verilir. Darbelere karşı dayanıklılığı ve korkunç görünümleriyle tanınırlar.

- Elementaller : Ateş, su, toprak ve hava elementlerini kontrol edebilmelerini sağlayan özel yetenekleri vardır. Seçilirse , seçtikleri tipe göre [Ateş Kontrolü], [Su Kontrolü], [Toprak Kontrolü] ve [Hava Kontrolü] pasif yeteneklerine sahip olup seçtikleri tipte yetenek haricinde başka yeteneğe ve başka ekipmana sahip olamazlar. Sadece bu değil, bu ırk çok göze çarpan ve onlara çok hasar verebilecek zayıflıklara sahiptir. Bu yüzden, [World Gate Online]'da onlara çok az rastlanır.

+ Toprak : Cincüce (Gnome)
+ Hava : Hava Perisi (Sylph = Havanın hayali ruhu)
+ Su : Su Perisi (Undine)
+ Ateş : Semender ( Salamander - Salamandra = Normalde bildiğimiz semender ama mitolojide ateşin içinde yaşayabilen efsanevi bir semenderi temsil ediyor burada)

Şimdi ders bittiğine göre kurtadamlardan bahsedelim.

Rice, ırkını seçtikten sonra ona insansı yaratıklardan hangisi olmak istediği soruldu. Tabiki görünüşünün de üzerine kurt olmayı seçti. Ama kurdun tipi, onun tarafından seçilmemişti.

Rice, bir [Gümüş Kurt] olmuştu.

Hayvan türü bir kere seçildiğinde sistem hayvanın şeklini rasgele belirliyordu ve [Gümüş Kurt] gerçekten nadir bir canavar.

Normal kurtlar, koyu gridir ve renkleri ne kadar açıksa o kadar güçlüdür. Ve kurt tipi canavarlar arasında [Gümüş Kurt] en güçlüsü olarak görülüyordu. Tabi ki gri tonda olmayan özel kurtlar da vardı ama Gümüş Kurt, onlardan da üstündü.

Binanın penceresindeki yansımasından kendisine bakarken Rice, sırıtmaktan kendini alamıyordu.

"Çok şanslıyım be."

İlk olarak [Portal]'ı kazanan bin şanslı kişi arasına girmişti. Ve sonrasında çok nadir bir Kurt adam olmuştu. Bu yüzden kendisini gerçekten şanslı bulmuştu.

"Pekâlâ, şimdi durumuma bir göz atalım. [Durum Penceresi](2) "
(2) Durum Penceresi yazınca komik olmuş olabilir. Bildiğimiz Stat Puanlarına baktığımız pencere bu.

*Resim* Irk: İnsansı Yaratık, Pasif Yetenekler : [Yüksek Algı]

" Ohh, bu şekilde bir Savaşçı olabilirim gibi. Stat puanlarımın Savaşçı olmak için uygun olmayacağı konusunda endişeliydim."

Etrafına bir bakındı.

İleride kendisine referans olsun diye etraftaki diğer kişilerin hangi ekipmanları kullandıklarını görmek ve beraber takım arkadaşı olup parti kurabileceği birini bulmak adına bakınıyordu çevreye.

Bunu yapıyorken çoğu kişinin ona baktığını fark etti ve bakanları büyük çoğunluğu kadındı. Kendi türü nadir olduğundan dolayı, bazılarına çekici ve şirin geliyordu hâliyle. Sadece burada da değil, gerçek hayatta da çekici bir çocuktu ve buna bir çift kurt kulağı ve bir kuyruk ekleyince neredeyse oyun içerisindeki en yakışıklı karakterlerden biriydi.

"Fufu, Fenayım ha."

Dışında soğukkanlı duruşunu bozmuyordu ama içerisinde sırıtıp duruyordu.

Ama sonrasında oyuncularının dikkatlerinin başka tarafa kaydığını fark etti.

Oyuncuların gözünü diktiği yere baktığında bir kadın gördü. Kızın kısa siyah saçları, nârin görünümde uzuvları ve avını ararmışçasına sertçe bakan gözleri vardı. Boyu, Rice'ın omzuna geliyordu ve düz göğsüyle erkek, kız fark etmeden herkesin ilgisini çeken bu erkeksi hatun, 'Soğukkanlı güzel' tiplerdendi.

"Yüzü bir yerden tanıdık geliyor... Ama nerden?"

Bunu düşünürken, Rice kıza doğru yöneldi. Onun yanına doğru giden ilk kişiydi.

Bunu fark etmiş olacak ki kız da ona baktı.

"Hey sen, benimle parti oluşturmak ister misin? İkimiz de oyuna yeni başladık, bence ikimiz için de yararlı olur."

Rice, soğukkanlı davrandı ve anî bir hareket yapmaktansa onu daha fazla tanımak adına parti teklifinde bulundu.

"Pekâlâ...Öyleyse, benim adım Geeves."

Geeves elini Rice'a uzattı, parti oluşturmadan önce kendisini tanıtmak istemişti.

"...Hangi kızın Geeves diye ismi olur ki?

Rice bu düşünceleri kafasından atmak adına kafasını sağa sola salladı ve kızın elini sıktı.

"İsmim, Rice. Tanıştığıma memnun oldum Geeves."

Buna karşılık, bir nedenden ötürü Geeves'ın gözleri ve ağzı açık kaldı.

Nerden bakarsan bak kız şaşırmışa benziyordu. Rice, kafasını yana eğerek sordu.

"Bir sorun mu var?"

"Sen...Rice...Olamaz. Kanin... Kanin Fried olma gibi bir ihtimalin var mı?"

"Haa?"

Şimdi şaşırma sırası Rice'taydı.

Şaşırması normaldi ; çünkü söylediği onun gerçek ismiydi. Oyunda birisinin onun gerçek ismini bilmesi Rice'ı gerçek hayatta da tanıdığını gösteriyordu ama aklına kimse gelmiyordu.

"Bu... Evet, benim ismim ama sen kimsin?"

"Biliyordum! Ben Gavin'im. Gavin Fastmark!"

"NEEEEEEEEEEEEE???!!"

Aslında, şimdi onu neden bir yerden hatırlar gibi olduğunu anlamıştı. Ama onu kız olarak düşündüğü için bir türlü çıkartamıyordu. Gavin'in gerçek hayatta da yanlışlıkla kıza benzetildiğini unutmuştu. Gavin, erkekti...

Bu yüzden Rice korkunç hissediyordu. Neredeyse bir erkeğe aşık olacağından dolayı feci korkmuştu.

"Lan! Neredeyse Gavin'e kapılmak üzere olduğuma inanamıyorum!! Neredeyse dönüşü olmayan bir yola giriyordum!!

Rice kalbini tuttu ve soğuk terler akıtıyordu.

Geeves, onun neden soluk soluğa kaldığını soracaktı ama buna zahmet etmedi.

Bu arada Geeves'ın Rice'ın kimliğini ortaya çıkarma olayına gelirsek bu oldukça basitti. Filipinliler Kanin'i 'Rice' olarak tercüme ederler ingilizceye.

"Her neyse Rice, senin de [Portal]'ının olduğunu görmek güzel. Paranın yetebileceğini düşünmüyordum?"

"Hı? Ah, evet... Aslında çekilişten kazandım. Sen de mi?"

Geeves'ın konuyu değiştirmesi, Rice'ın normale dönmesini sağlamıştı.

"Evet! İkimizin de alabildiğine inanamıyorum! Şu feleğin işine bak!"

Geeves'ın şiddetli sesiyle, 'Soğukkanlı Güzellik' imajı tamamiyle yok olmuştu.

Diğerlerine artık enerjik bir kız -ki aslında erkek- olarak görünüyordu. Ama onu tanıyanlar için bu her zamanki gürültücü konuşmasıydı onun.

"Her neyse, Hadi! Parti! Hadi gidip biraz canavar deşelim!"

"Tamam tamam, gözünü seveyim('Tanrı aşkına' demek çok Amerikan dublajı geldi bana :D ) birazcık sakin olur musun?

Rice parti isteğiyle beraber arkadaşlık isteği gönderdi.

Geeves'ın isteği kabul etmesiyle beraber birşeyler öğrenmek adına şehir merkezini biraz dolaştılar.

Ve sonunda, artık avlanabileceklerini düşünüyorlardı. Bütün şehri görememelerine rağmen bunu sonra da yapabileceklerini düşündüler ve avlanmak için doğu kapısından çıkışa yöneldiler.

Doğu kapısına ulaştıklarında Gardiyan NPClerle karşılaştılar ve bir nedenden dolayı, Geeves onlarla konuştu.

"Hey, millet bir sıkıntınız yok ya?"

"A, yok. Birşeye mi ihtiyacınız vardı?"

Gardiyan, aniden kendini böyle bir konuşmanın ortasında bulmayı beklemediği için birazcık şaşkındı.

"Yoo, gerçekten. Sadece bütün gün orada ayakta durmaktan sıkılıp sıkılmadığınızı merak etmiştim."

"Ha, yani oldukça sıkıcı aslında. Ama yine de ne olursa olsun bu kapıyı düşmanlara karşı savunmakla görevlendirildiğimizi unutmuyoruz. Sıkıntıyla başetmemizin tek çaresi bu."

Gardiyanlar, içlerinden birinin böyle birşey söylemesinden dolayı onur duydular.

"Düşmanlar ha, bu arada düşman demişken, birkaç canavar kesip sonrasında geri döneceğiz."

Geeves, yoluna devam etmek için arkasını döndüğünde, gardiyan aniden dikkatlerini çekecek bir şey söyledi.

"Oh, o zaman, bizim isteğimizi de dinleseniz olur mu?"

"İstek?"

"B-Bu bir görev...olabilir! Geeves'in neden gardiyanla nedensizce sohbet ettiğini merak ediyordum... Amacı buymuş yani?" 

Rice oyunda görevlerin bu şekilde ortaya çıktığını öğrendiği için hayretler içerisindeydi.

Tabiki bu bilgisayarda oynadığımız bir oyun olmadığı için insanların üzerinde onların görev verdiğini gösteren [?](3) işareti yoktu.
(3) Bu seriyi okuyan çoğu kişinin Online oynadığını tahmin ediyorum ama bilmeyenler için online oyunlarda görev verecek NPClerin üstünde [?] bulunur.

NPClerin görev vermesini sağlamak için onlarla iletişime geçip sohbeti doğru akışta yakalamanız gerek.

"Sanırım bunca yıl boyunca Geeves'ı yanlış tanımışım." 

"Va-vay canına! Hey Rice! Sanırım bir görev aldık! İnanamıyorum!"

"Yani bunu bilmeden mi yaptın!?? Övgülerimi geri alıyorum!"

Rice, Geeves'ın, yaptıklarının kazara olduğunu belli etmesinden ötürü ensesine bir tokat attı.

"Sonuçta Geeves, bildiğimiz Geeves..."

Rice olan bitenin farkında olmayan Geeves'ın kafasını eğerek ona bakması üzerine derin bir iç çekti.

"Buralarda surların yakınında canavarlar tarafından rahatsız edilen bir köy var. Canavarlar güçsüz ve genellikle gardiyanlar onların hakkından gelse de en iyisi yardım için onları avlamanız olacaktır."

*Resim* Görevi Kabul Ediyor musunuz?

"Evet!"

{ 4 yorum ... read them below or Comment }

  1. Elinize sağlık. Bölüm için teşekkürler. Umarım serinin devamı getirilir.

    YanıtlaSil
  2. Ellerinize sağlık bölüm için teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. bölüm için teşekkürler.......Uzun bir aradan sonra Wgo geldi

    YanıtlaSil

Sohbet

Yeni Bölüm Geldiğinde Haberin Olsun

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © 2013 Aozora Çeviri Grubu - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan