Posted by : NightTheFox





Çeviren: NightTheFox

Eğer LV0 oyuncular hareket etmeyen bir LV5 canavara durmadan saldırsalar bile bu onların yarım gününü alırdı. Acemi olarak yüksek seviye canavarları kesmek, sadece yavaş değildi aynı zamanda anında-ölüm de çok kolaydı. Ling Cheng gibi cesaretli oyuncuları vahşi domuzların bölgesinde dolanması... en azından tüm Acemi Köyü 49554 içinde sadece Ling Chen'di.

Ling Chen burada kalmaya ve aktif olarak vahşi domuz aramaya karar verdi. Sebeplerden biri görevi tamamlamaktı ve daha ötesi burası yeterince sessizdi, kimse onu rahatsız edemezdi.

Bir saat sonra, LV0 halinde ve acemi kılıcının oluşturduğu kesikler ve darbelerle, 30uncu vahşi domuz da önünde yıkıldı. Aynı zamanda, beyaz bir hale Ling Chen'işn kafasından yükseldi...

"Tebrikler! Seviye atladın, şimdi LV1 HP+10 MP+10, 5SP kazandın."

Sonunda seviye atladı, Ling Chen hafif bir iç geçirdi... 30 LV5 yaratık öldürmek fakat sadece LV0'dan LV1'e yükselmek, bu dünyadaki ilk adımını tamamlamak, 《Mistik Ay》'ın seviye sistemi daha ne kadar berbat olabilir.

Daha berbat olanı, şimdiye kadar çoktan 30 yüksek seviye vahşi domuz öldürdü fakat toplamda onlar sadece birkaç düzine bakır sikke ve birkaç kırmızı iksir düşürdü, bir tane bile soluk beyaz kalite ekipman düşürmedi.

"*DİNG*... Başarılı bir şekilde 30 vahşi dağ domuzu öldürdün, 'Wang Ji'nin İsteği' görevinin ihtiyaçlarını bitirdin, şimdi Acemi Köyünün eşya dükkanına dönüp görevini tamamlayabilirsin."

Bir görevi tamamlamak ve aynı zamanda seviye atlamak; fakat Ling Cehn hemen ayrılmayıp orada kaldı, bir sonraki vahşi domuzu arayarak. Vahşi domuz görevinin ödülü bir miktar iksirdi. Şu anda onun buna pek ihtiyacı yoktu. Asıl ihtiyacı olan şey hızlıca seviyesini yükseltmekti.

-17,ISKA, ISKA, -18...
(Buradan öncesini farklı bir zamanda çevirmiştim. Yani hata varsa şimdiden özür dilerim :D)


Bütün stat puanlarını hiç düşünmeden kuvvete koydu, Ling Chen'in vahşi domuzlara verdiği hasar iki katına çıktı. Canı şu an kırılgan bir 60 puandı. Eğer birden fazla domuz darbesine mağruz kalırsa anında ölür ve Başlangıç Köyüne dönerdi. Daha oyun başında ekstrem saldırıların peşinden giden oyuncular... aslında beyninde biraz sorunu olanlar dışında kimse. Saldırın ne kadar güçlü olursa olsun... eğer canavarın iki saldırısını bile alamıyorsan o sadece dekorasyon olur. Bilinmesi gerekir, savaşçılar yakın dövüş sınıfıdır, onlar koşuşturan okçular ve elemental büyücülerden çok farklıdır. Saldırılarını, savunmalarını ve canlarını geliştirmeleri gereklidir.


Vahşi Domuzlara karşı saldırısı iki katına çıkması, ve seviye atlamasıyla birlikte seviye farkından oluşan isabet oranı biraz azalmıştı. Ling Chen'in vahşi domuzları yok etme hızı da tabiki iki katına çıkmıştı, bir saat daha geçince, 100üncü vahşi domuz da önüne düştü, onun deneyim puanını LV1'in 70%'ine çıkartarak.

100üncü domuzun ölümünü takiben, loş, koyu gri renkli bir ekipman yanına düştü.

Ling Chen ileriye bir adım atıp yerden aldı.

[İyi Uzun Kumaş Pantolon]: Tip: Alt Kıyafet, Kalite: Soluk Beyaz, Ekipman Gereksinimi: LV5 ve üzeri herhangi bir sınıf, darmaduman bir kumaştan yapılmış uzun pantolon, şöyle böyle defansif özelliği var, Özellikler: Defans+5.

2 saat, kendinden yüksek seviyede 100 domuz öldürmek, sonunda bir ekipman düşürmek... LV5'de giyilebien bir parça beyaz kalite uzun pantolon.

Ling Chen ağlasa mı gülse mi bilemedi.

"Acaba benim 'Şans' stat'ım çok mu düşük?" Ling Chen "5" olan şansına baktı sessizce düşünürken.

Saate bakınca, çoktan öğleye yaklaşıyordu. Ling Chen vahşi domuz aramaya devam etmedi, onun yerine gözlerini kapadı ve "Oyundan Çık" komutunu verdi.

Bir ışık parlaması, Ling Chen çoktan Mistik Ay dünyasından yok olmuştu.

Gözlerini açınca, tavandaki kristal avizeyi gördü, yanında bir çift göz, kristalden daha saf ve güzel.

Ling Shui Ruo yanında oturmuş, elleri yanaklarında, dudaklarının kenarında küçük bir gülümsemeyle gözlerini bile kırpmadan ona bakıyordu, kim bilir ne zamandan beri ona bakıyordu. Gözlerini açtığını görünce, Shui Ruo daha da tatlı bir şekilde gülümsedi: " Abi, uyandın."

Shui Ruo'ya çok alışık olsa bile, yine de onun yüzüne yakından bakınca donakaldı.

İkide bir sanki cennetler bütün enerjisini Shui Ruo'nun yüzünü ve vücudunu yontmak için harcamış şeklinde överdi, yoksa, niye Shui Ruo'nun yüzü ve vücudu ilüzyon gibi hissettirecek bir duruma kadar mükemmel olsundu ki.

Ling Chen koltuğa oturdu, suçlama ve ilgi ile konuştu: " Ruo Ruo, niye dinlemiyorsun ve kendi kendine dolanıyorsun, şu an en çok ihtiyacın olan şey dinlenmek."

"Ama ben gerçekten abimin sakin görünüşünü izlemeyi seviyorum." Shui Ruo pembe dudaklarını dışarı çıkardı ve gülümseyerek devam etti: " Abi, oyunda eğlendin mi?"

"Ha!" Ling Chen Ling Shui Ruo'yu tekerlekli sandalyeden taşıdı, az önce kendi yattığı yere, elini onun yanağına koyarak: " Aç mısın, yemekte ne istersin?"

"Um, mantar çorbası içmek istiyorum... Abi, önce benim için piyano çalar mısın?" Ling Shui Ruo gözlerini kırpıştırdı, istek ve neşe gözlerinde parıldadı.

"Tamam." Ling Chen gülümseyerek onayladı, Shui Ruo'nun vücudunu yerleştirdi ve oturma odasının köşesindeki piyanoya yöneldi.

Piyanonun önüne oturarak, ince parmaklarını piyanonun tuşlarına dokundurdu, ilk notanın yükselişinin ardından parmakları piyano tuşları arasında dans edermişçesine hareket etmeye başladı, hafif bir esinti ve besleyici bir çiy misali piyano sesi Shui Ruo'nun kalbine girdi. Sıcak ve sakinleştirici piyano sesi eşliğinde, Ling Shui Ruo gözlerini kapattı.

(ÇN: Serilerde 100% çeviri yapınca biraz garip durduğuna karar verdiğim nokta burası. Bundan sonra çevirilerim muhtemelen 100% olmayacak. Hayati bir bilgi olmayan yerlerde kendi aklımda oluşan görüntüye göre bir yer yazıcam. Yani olur da ingilizcesini okumuşsunuzdur falan şimdiden söyleyeyim sonra merak etmeyin acaba yanlış mı çevirdim diye :D )

Ling Shui Ruo asla unutamaz, abisinin piyano yetenekleri elden ele tamamen onun öğretmesiydi. Bir şeyleri çok hızlı öğreniyordu, sadece birkaç aydan sonra onun çaldığı piyanonun sesi ailesini ve kendisini arındırmış hissettiriyor, ona, küçüklüğünden beri piyano çalmayı öğrenmiş bir kişiye yenildiğini kabul ettiriyordu. Ardından, Isrock'a yakalandı, ailesi yanından ayrıldı, en umutsuz zamanında, oydu piyanonun sıcak sesiyle soluk dünyadan kurtulmasını sağlayan...

Piyano sesi duraksadığında, Ling Chen, Shui Ruo'nun düzgün nefesini duydu. Piyanodan kalktı ve yatak odasına döndü, yumuşak bir battaniye alıp hafifçe gülümseyerek uyuyakalmış Shui Ruo'nun üstünü örttü, hafifçe yüzünü öptü ve sessizce mutfağa gitti.

Mutfağın kapısı Shui Ruo'yu uyandırmamak için sıkıca kapalıydı. Ve bu sırada Shui Ruo biraz gözlerini araladı. Ailesi ve o Isrock'a yakalanmadan önce, Ling Chen yemek yapmak, temizlik yapmak, ev işleriyle ilgilenmek gibi konularda hiçbir şey bilmiyordu. Fakat kısa bir süre sonra, onun için, en iyisini yapmak adına bilmediği her şeyi öğrendi... Ve en başından başlayıp bu zamana kadar devam ederek.

Belki, acınası bir kızım çünkü en korkunç virüs olan Isrock virüsünü kaptım. Fakat, çoğu zaman, sanki dünyadaki çoğu kız tarafından kıskanılıyor ve özeniliyorum... çünkü, en iyi abi benimki.

Öğleden sonra Shui Ruo huzurlu bir şekilde uyuyana kadar ona eşlik ettikten sonra. Ling Chen tekrar Mistik Ay'a giriş yaptı, sabah çevrimdışı olduğu yerde belirdi.

Daha yeni çevrimdışı olmuştu, iletişim cihazı çaldı.

Oyuncu iletişim aracı bir bilezikti, sadece iletişimi sağlamıyor, ayrıca saati gösteriyor ve fotoğraf, video çekebiliyordu. Kullanmak istemediğin zaman onu çantana da atabilirsin, bu şekilde kimse seninle iletişim kuramaz.

Onu arayan "Huan Mie" adında biriydi, Ling Chen biraz tereddüt etti ve ardından cevap verdi, bir erkek sesi sabırsızca geçti geldi.

"Huu sonunda, sen çevrimiçi olana kadar bekledim, benim, Yun Feng!"

Beklediğim gibi... Ling Chen cevap verdi: " Sabah açık değil miydin?"

Disillusion(ÇN)? Bu isim "Cycle of Wind and Snow(ÇN)"fan farklı gözüküyor.
(ÇN: Disillusion burada muhtemelen hayal kırıklığı olarak kullanılmış. Cycle of Wind and Snow ise kar ve rüzgar dögüsü gibi bir şey oluyor. ilk isim şimdiki kullanıcı adının anlamı ikincisi ise ilk oyundaki adı.)

"Oh, sabah kız kardeşimle meşguldüm. Ona yeni bir ev almasına yardım ettim, stüdyo ofisi olarak ayarlaması için, ancak bu sabah oturtabildik. Ev çok büyük, lakin personeller konusundan bakınca biraz... Sigh(ÇN), bunu Acemi Köyünden çıkıp ana şehre geçince konuşuruz. Hangi Acemi Köyündesin?"
(ÇN:Sigh iç çekmek yerine kullanılıyor. Sesi öyle olduğu için de değiştiremedim Hoof yazcaktım ama çok sahte durdu.)

"49554."

"Ben 99999'dayım, sayı çok güzel di mi, hehe. 100 bin Acemi Köyü, sahiden aynı köye yerleştirilmek imkansız gibi. Anlaşılan sadece ana şehirde buluşabileceğiz. Oh doğru, şu an kaçıncı seviyedesin?" Yun Feng beklenti içinde sordu.

"LV1"

"Eee.." Diğer tarafta Yun Feng bir süreliğine donakalmıştı. Şu anda LV3 oyuncular her yerdeydi, çoğu çoktan LV4'e ilerliyordu, bu "Süper uzman" ise sadece LV1'di.. Aceleyle konuşmaya başladı: "Ben de daha LV1'im, o zaman ben daha senin kasılmanı(ÇN) tutmayayım, eğer bir şeye ihtiyacın olursa sadece bana ulaş."
(ÇN: Eveet, gelelim Kasılmaya :D Oyun oynayan herkes bilir kasılmanın ne olduğunu. İngilizcede bu farming ya da levelling oluyor galiba :D Bu da bu kadardı)

Kapattıktan sonra bir domuz çoktan önüne atlamıştı bile, Ling Chen normal bir şekilde vücudunu döndürdü, kılıcını çıkardı ve kalın derili fakat aptal domuzları suistimal etmeye başladı(ÇN).
(Burada muhtemelen kolayca kestiği için suistimal ediyor domuzları :D)

Ling Chen'in kasılma hızı şimdiki statlarıyla kendinden yüksek seviyede yaratıkları keserek yeterince yavaştı, bir de kız kardeşine bakması gerektiğini ekleyince, öğlenin büyük bir bölümünde oyunda değildi. Kasılma hızı çılgınlar gibi grup halinde oynayanlarla doğal olarak örtüşmeyecekti. Fakat acelesi yoktu, sanal gerçeklik dünyasında, güçlü olup olmadığını belirleyen sadece seviye değildi.

Yarım saat sonra Ling Chen'in deneyimi çoktan 99.7%'ye gelmişti, bir vahşi domuz daha kesmek onun LV2 olmasına izin verecekti. Fakat bu sırada, sağ tarafında beş metreden daha yakın mesafede bir beyaz ışık parıldadı, normallerine göre iki kat büyüklüğünde bir domuz oradan çıktı. Daha büyük oluşu dışında her şey aynıydı. Kafasının üstünde, 2 soluk altın yıldız uçuşuyordu.

Elit Canavar... ve bu 2 Yıldız Elit! Ling Chen'in kanı hafiften kaynadı.

{ 13 yorum ... read them below or Comment }

  1. Iste uzun zamandır ceviri sini beklediğim novel ellerinize saglık devamını 4 gözle bekliyorum ������

    YanıtlaSil
  2. Eline sağlık.İnşallah bir sorun çıkmadan güncelle getirebilirsin seriyi.Kolay gelsin.

    YanıtlaSil
  3. İmg güncele gelirsin inş. 230 larda diye hatırlıyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdilik onlardan daha hızlı gidiyorum bölüm çıkartırken. 2 gün önce 230'u çıkarttılar galiba.

      Sil
  4. İng güncele gelirsin inş 230 larda diye hatırlıyorum :D

    YanıtlaSil
  5. Elinize emeginize sağlık yeni başladım seriye ama begendim umarım cevirisi devam eden bir seri olur. Başarılar dostlar

    YanıtlaSil
  6. Eline sağlık uzun süredir bekledigim bir seri teşekkürler çeviri için

    YanıtlaSil
  7. Bölüm için teşekkürler uzun zamandır çevrilir diye umut ettiğim seriyi çevriyorsun ne kadar teşekkür etsek az...

    YanıtlaSil
  8. Eline sağlık :) Çeviri güzel olmuş umarım sürekli devam eder :)

    YanıtlaSil
  9. Bolum icin tesekkurler :) Insallah devami gelir :)

    YanıtlaSil

Sohbet

Yeni Bölüm Geldiğinde Haberin Olsun

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © 2013 Aozora Çeviri Grubu - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan