Posted by : Cetus 27 Ekim 2015 Salı


5.Bölüm: Kan Emicilerin Köyü

*ting*

Bildiri
1 haftalık EXP ve eşya düşme bonusu bitti. Şu andan itibaren normal oranda EXP ve item düşüşü uygulanacaktır.

Önüne tahmin ettiği gibi bonusun bittiğini gösteren pencere çıkmıştı. Fakat pencerenin arkasındaki sahneden gözlerini alabilecek durumda değildi.

“Bu… Hala mağaradayım değil mi?”

Az önce bir kaos yaşanmış gibiydi. Etrafta önceden orada olmayan taşlar ve kayalar vardı. Önceden yer düzgün değilse bile bu kadar kötü değildi ki artık aynı mağarada mıydı değil miydi Lucas emin olamıyordu.

Sanki büyük çaplı bir savaş yaşanmış gibiydi. Duvarda canavar pençesi izine benzeyen devasa oyuklar ve yanık izleri vardı. Daha da önemlisi her yere kan sıçramıştı.

Hiç ceset görememişti. Ama savaş biteli ne kadar olduğunu, kimlerin veya nelerin savaştığını merak ediyordu.

Yapabileceği tek şey derin bir nefes almaktı.

“Burada neler oluyor böyle? Neyse şimdilik sadece buradan… ve o ejderhadan uzaklaşalım.”

Lucas ejderhayı hemen yenebileceğini düşünmüyordu. Bu yüzden öncelikle bir plan bulmaya ve bu sırada seviye atlamaya karar verdi.

Ejderhanın olduğu yerin tersine doğru ilerlerken [Drakula Yarasalar]’ı ve [Gri Kurtlar]’ı öldürmeye devam ediyordu. Seviyesi yüksek olduğu için karşısında bir hiçtiler artık. Bu yüzden daha kolay seviye atlayabilmek için bir [Kript Baykuş] bulmak istiyordu.

Rakip arayışında ilerlerken bir çığlık duydu. Sadece bir çığlık değil ayrıca savaş sesleri de duymuştu.

“Bir savaş… önceki kaostan sorumlu olanlar onlar mı acaba?”

“Lanet olsun, geri çekilin!”

Bağırışları duyduğu anda başka oyuncular görmek umuduyla savaşa doğru koştu.

Vardığında ise karşısında o tanıdık baykuş başka insanlara saldırmaktaydı.

“Sonunda, bir [Kript Baykuş]!”

Grup geri çekilmekte olduğu için eğer şu anda saldırırsa [Kill Çalma] olarak düşünülmezdi.
ÇN: Türkçe’yi katlediyoruz ama (Öldürme Çalma) çok saçma olacaktı.

[Kill Çalma] oyunlarda parti üyesi olmayanların, canavarı öldürmek üzere olan partiden önce son vuruşu yapmasına verilen isimdi.

Baykuş gruba saldırmak için alçaldığı sırada Lucas önceden yaptığı gibi baykuşun üstüne zıpladı.

Başına tırmanan yeni düşmanı fark eden baykuş Lucas’ı üstünden atmaya çalıştı ama Lucas düşmemeye kararlıydı.

Lucas bu sefer baykuşun arkasındaki zayıf noktayı es geçti ve gözlerine yöneldi.

*hooooooooooooooooot* (Baykuş Sesi)

Çığlık atan baykuş kör olmuştu ve yere inmek zorunda kaldı.

“Hehehehe, Seni bırakmayacağım değerli EXP’im!”

Baykuşu artık rakipten çok etten oluşmuş EXP’ler olarak gören Lucas baykuşun kafasını  bıçakladı ve hançerini orada bıraktı.

Şeytani gülümsemesiyle yerdeki kendisinden büyük rakibine baktı ve yeteneğini kullandı.

“[Basma]!”

Baykuşun kafasındaki hançerin üstüne basıp hançerin daha derine girmesine sebep olmuştu.

*hoooooooot*

Fakat sadece bununla kalmadı.

Yeteneğini o kadar tekrarladı ki  başkaları buradan bir sürü geçtiğini sanabilirdi. En sonunda baykuş öldü ve yok oldu.

Sadece 1 seviye kazanmasına rağmen yine de kurtlar ve yarasalarla zaman harcamaktan daha iyiydi. Ayrıca önceden ölmüş olduğu için ancak kaybettiği seviye ve statları geri kazanmıştı.

Ganimetleri topladıktan sonra geri çekiliyor olduğunu düşündüğü gruba doğru gitti. Fakat onlar gelen yardım sonrası durup Lucas’ın savaşına bakakalmışlardı.

“N’aber? Rakibinizi elinizden aldığım için üzgünüm. İyi misiniz?”

“A-ah, evet, teşekkürler, bizi kurtardınız.”

Grubun lideri gibi görünen kişi eğildi ve Lucas’a teşekkür etti.

“Siz nereden geldiniz?”

“Hm? Ah, doğru! Buradan, bizi takip edin.”

Çıkışı sonunda göreceğini düşünen Lucas grubu mutlu bir şekilde takip etmeye başladı.

Dışarı çıkamayacağını bilmesine rağmen çıkışın nerede olduğunu bilmekten zarar gelmezdi. Mağarada yürürlerken yarasalar ve kurtlar saldırmış fakat grup onları yenmişti.

Bu sırada Lucas etraftaki değişiklikleri fark etmişti.

Mağaranın içinde ağaçlar, çalılar ve çimen vardı. Büyük ihtimalle çıkışa yaklaşmış olmalılardı.

Fakat Lucas’ın düşündüğü olmadı. Grup tarafından getirildiği yer bir köydü.

“Burası neresi?”

“Tanıtayım, burası Aldcrest, safkan vampirlerin köyü.”

Demek bunlar NPC’ydi. Mağaraya düştüğünden beri hiç NPC görmediği için Lucas ne kadar akıllı olduklarını bilmiyordu.

“Bir dakika, tekrarlayabilir misin lütfen?”

“? Burası Aldcrest. Safkan vampirlerin köyü.”

Safkan vampirler… Safkan… Vampirler…

“Vampirler!!!???”

“Ah…”

Gruptaki vampirler Lucas’tan gelecek olumsuz davranışı bekliyorlardı. Fakat Lucas’ın sözleriyle şaşakaldılar.

“Muhteşem…”

“……….eh?”

Lucas gerçekten böyle hissediyordu. Sonuçta bu bir fantezi oyunuydu ve ejderhaların ya da vampirlerin olması normaldi. Ejderhayla karşılaştıktan sonra vampirlerden korkması çok da mümkün değildi.

Sadece o da değil, şu ana kadar okuduğu, izlediği manga ve animelerde vampirlerin göz alıcı güzellikleri olduğu söyleniyordu. Lucas gruba bakınca gerçekten de güzel kızlar olduğunu gördü. Vampirlerin beyaz saçları ve kırmızı gözleri olacağını sanmıştı fakat grup içinde farklı göz veya saç renkleri vardı.

“H-hey hey, söylesene, kaç yaşındasın?”

“Ş-şimdi, 15,000 civarında?”

“Heeeeh, sıkıcı değil miydi?”

Sürekli sorular soran Lucas’ın gözleri küçük bir çocuğunki gibi parlıyordu.

Kısa süre içinde köydekiler grubu fark etti ve bakmaya geldiler.

“Neler oluyor?”

“Bir insan olduğunu söylüyorlar.”

“Bir insan mı? Burada mı?”

Lucas daha fark etmeden onlarca insan toplanmıştı. Sonra, önemli görünüşlü birisi geldi.

20’lerinde gibi görünüyordu fakat o da bir vampir olduğu için o kadar genç olması imkansızdı. Soylu giysileri giymiş ve elinde bir değnek tutuyordu.

“Bu kalabalık da neden?”

“Bu insan ben gençleri eğitirken saldıran [Kript Baykuş]’tan bizi kurtardı.”

“Bu insan tek başına bir [Kript Baykuş]’u mu yendi?”

“Evet, biz geri çekilmeden önce %20 azaltmıştık fakat o bizden daha çok hasar verdi ve öldürdü.”

“Ooooo.”

Önemli görünüşlü vampir Lucas’ı tartar gibi gözden geçirdi.

Lucas başlangıç seti giydiği için vampirin ona inanıp inanmayacağını merak ediyordu.

“Genç insan, bizden korkmuyor musun?”

“Pek değil. Kanım kurutularak ölebilirim tabii ama... yanarak ölmek daha korkutucu…”

Denneth o kadar korkutucuydu ki Lucas başka herhangi bir şeyden korkabileceğini sanmıyordu.

“… Anlıyorum. O zaman söyle bana, bir insan bu mağaraya nasıl girebildi?”

“Ne demek istiyorsun?”

“Ne söylediysem onu. Giriş ve çıkış bir canavar tarafından korunuyor ve buraya geldiysen bu demektir ki onu yendin değil mi?”

Vampirin söylediğine göre mağaradan çıkmak için Denneth’i geçmekten başka şans yoktu.

“Özür dierim. Fakat ben mağaraya başka şekilde girdim.”

“Başka bir şekilde?”

Lucas delikten nasıl mağaraya düştüğünü ve deliğin kapandığını anlattı.

Bu sözleri duyan vampirler hayatlarındaki en büyük şansı kaçırmış gibi görünüyorlardı.

“Bir sorun mu var?”


“Evet, şimdilik içeri girelim. İçeride konuşuruz.”

{ 12 yorum ... read them below or Comment }

  1. İLK YORUM BENDEN
    PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç önemli değil.

      Asıl okuduğunuz için teşekkürler.

      Sil
  2. Teşekkürler diğer bölümleri merakla bekliyorum

    YanıtlaSil
  3. Ellerine sağlık gerçekten çok güzeldi ne ara başladım ne ara bitti bende anlamadım.

    YanıtlaSil
  4. Eeehh bu kadar mı?? Çok çabuk bittiii. Lütfen bbizi çok bekletmeyin çevirmen abiler, ablalar, dayılar, teyzeler, nineler, dedeler, patlıyorlar 3 lü 5 lı zupdıkcı, zubudıkcı hadi patlıyooo dedeler. ( Daha fazla bölüm isteyecektim. Nereye geldim ak.) o değilde çeviri için çok teşekkürler, ellerinize sağlık. Umarım yeni bölüm tezden gelir :)

    YanıtlaSil
  5. nedense birden çok kısa gibi geldi elinize sağlık

    YanıtlaSil
  6. Bölüm için teşekkürler. ...

    YanıtlaSil
  7. Bölüm için teşekkürler. ...

    YanıtlaSil

Sohbet

Yeni Bölüm Geldiğinde Haberin Olsun

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © 2013 Aozora Çeviri Grubu - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan