Posted by : Cetus


“Happpşu!”

Lucas öğle yemeğini anca bitirmişken birdenbire hapşırdı.

Nedense bir süredir hapşırıyordu.

“Birisi benim hakkımda mı konuşuyor?”

Gerçekten arkasından konuşuluyordu fakat Lucas bunu aslında bilemezdi. Belki de 6. hissi
güçleniyordu.

Her neyse, Lucas'ın kendi kendine ilan ettiği "baş düşman" [Drakula Yarasalar]'ı sorunsuz bir şekilde yenebildiğine göre artık mağaradan bir çıkış yolu bulması gerekiyordu.

Böylelikle Lucas bu [World Gate Online] adı verilen sanal dünyaya bir kez daha giriş yaptı.

+     +     +

Bu sırada, Lucas'ın sınıf arkadaşları mesleklerini değiştirmiş ve avlarını sürdürüyorlardı.

[World Gate Online]’daki meslekler diğer MMORPG’lere göre daha eşsizdi. Bu oyunda; oyuncular aynı anda iki meslek ile oynayabilirlerdi. Birileri hem [Kılıç Ustası] hem de [Büyücü] olup kendilerine Büyülü Kılıç Ustası ya da Kılıçlı Büyücü diyebilirdi. Tabii ki böyle adlandırmalar oyunun içinde geçmiyordu. Oyuncular kendilerini böyle adlandırıyorlardı.

Geeves bir demirci olmak istemesine rağmen şu an bir [Büyücü] ve [Nişancı]’ydı.

[Nişancı] okçuların ikinci mesleği olmasına rağmen demircilikten vazgeçmiş ve [Büyücü] ile birlikte [Nişancı] mesleğini seçmişti, çünkü bir [Çağırıcı] olmak istiyordu.

Şimdilik Büyülü Nişancı diye adlandırılabilirdi fakat ileride Nova Çağırıcı gibi bir şey olacaktı.

Rice ise ilk fikrini değiştirmemişti, [Dövüşçü] ve [Aşçı] mesleklerini seçmişti. Çünkü nedense Dövüşçü Usta Şef olmak istiyordu.

Rice’ın yemek pişirme yeteneği sayesinde ikili şu ana kadar hiç açlıktan ölmemişti.

Oyunun olabildiğince gerçekçi olabilmesi için tokluk sistemi eklenmişti. Eğer oyuncular bir süre aç kalırsa güçten düşer hatta ölebilirlerdi.

Fakat [Acemi]’lere bu sistem etki etmiyordu. Çünkü ilk seviyelerde oyuncuların parası azdı ve Lucas hariç tüm oyuncular oyunun başında hemen [Acemi]’den başka mesleklere geçiyordu.

“İyi, böylelikle başka bir kasabaya gidebiliriz.”

“Evet, Ben de buradaki canavarlardan sıkılmaya başlamıştım.”

İkili tartışmalarını bitirdikten sonra [Drachedge]’e geri döndüler ve ganimetlerini satıp, erzaklarını yeniledikten sonra seyahatlerine başladılar.

+     +     +

Hala mağarada olan Lucas ise Seviye 70 [Gri Kurtlar]’la savaşıyordu.

Kurtlar yarasalar kadar hızlı değildi bu yüzden onları yenmek Lucas için daha kolaydı.

Çünkü verdikleri hasar yarasalarınkinden daha fazla olmasına rağmen Lucas hızı sayesinde olabildiğince az hasar alıyordu.

Önceki gibi seviye farkı olmaması ise işini çok daha kolaylaştırıyordu.

Birkaç kurdu yenen Lucas dinlenip canının dolmasını bekledikten sonra mağarada ilerlemeye devam etti.

Elindeki tek iksir sadece 100 HP dolduran [Başlangıç İksiri] idi. 3000 HP’si olan Lucas’a ise bir [Başlangıç İksiri] yetmezdi.

Lucas yoluna devam ederken bu sefer daha farklı bir rakiple karşılaştı. Bu yeni rakibin adı [Kript Baykuş]’tu ve şok edici 100 seviyesi ile normal bir baykuştan 5 kat daha büyüktü.

“Bu… Acaba bu bana ne kadar Exp (tecrübe) kazandıracak!?”

Exp kazanma düşüncesi gözlerini bürüyen Lucas’ın savaştan sonra ne kadar seviye atlayacağını düşünürken ağzından sular akıyordu.

Birden hareketlendi ve oyunun başından beri değişmemiş olan [Başlangıç Hançeri] ile kesme hamlesi yaptıktan sonra geri çekildi. Kendisinden büyük rakipler üzerinde kullandığı basit bir vur-kaç taktiği uyguluyordu.

Yüksek hızıyla birlikte vurup kaçmaya bir süre daha devam etti. Baykuşun HP’si (can) %50’ye kadar düşmüştü. Fakat birden kulakları parçalayan bir ses duyuldu.

[Süpersonik Çığlık]

Baykuş’un rakibinin hareket etmesini engelleyen saldırı yeteneği…

Lucas’ın yarasalar üzerinde kullandığı çığlığın aksine, bu gerçek bir yetenekti ve bu nedenle tabiki etkisi daha da büyüktü.

“L-lanet olsun, hareket edemiyorum.”

Bunu gören [Kript Baykuş], gagası ile Lucas’ın savunmasız vücudunu hedefleyerek dalışa geçti.

“Şu anda ölemem!”

Lucas saldırıdan kaçabilmenin yolunu bulabilmek için beynini zorladı.

“Umarım bu işe yarar, [Basma]!”

Bir yetenek vücudu zorlayan ve yönlendiren bir şey olduğuna göre, vücudunu kendisi hareket ettirememesine rağmen işe yarayacağını düşünmüştü. İşte böylelikle ayağını yere vurdu ve Lucas’ı baykuşun saldırısından uzaklaştırdı.

Birkaç saniye sonra tekrar bedenini hareket ettirecek duruma gelmişti. Fakat yeni saldırının gelmesiyle birlikte sevinecek zamanı olmadı.

Lucas tam doğru zamanda kenara doğru atılarak baykuşun saldırısından kurtuldu ve baykuşun üstüne çıkabilmek için tüylerinden yakaladı.

Baykuşun tepesinde otururken kafasının arkasına bıçağını sapladı. Çünkü oranın baykuşun zayıf noktası olduğunu düşünüyordu.

*huuuuuut* (Baykuş sesi)

HP’si %5 düşen baykuş acı içinde çığlık attı.

Çok hasar vermemişti fakat eğer aynı noktaya sürekli vurabilirse daha fazla hasar verebilirdi.

Böyle düşünmesiyle birlikte baykuşu bir süre boyunca bıçakladı. Tabii baykuşun öfkelenmesiyle üstünden düşene kadar…

Baykuşun HP’si artık %20’lerdeydi.

Lucas baykuştan gelecek saldırıya kendini hazırladı, ama bu sefer baykuşun gagası soluk bir ışıkla parlamaya başlamıştı.

“Yetenek mi? Bir yeteneği daha mı var?”

Baykuşun saldırısından kurtulabilmek için yana doğru atladı.

Hemen tekrar ayağa kalktı ve tıpkı az önceki gibi baykuşun üstüne çıkmayı düşünerek kuyruğundan yakaladı, fakat baykuş niyetini anlamıştı. Ve bu sayede Lucas’ı daha üstüne çıkmadan savurarak Lucas’ın duvara çarpmasını sağladı.

“Ah-!”

Duvara çarpıp düşmesiyle birlikte Lucas dişlerini gıcırdattı.

%10 HP’si kalmasına rağmen baykuşun saldırısına yeniden hazırdı.

Şu anda ölemezdi. Eğer ölseydi sadece başladığı yere dönmekle kalmayacak 3 gün değerindeki av kazancını da yitirmiş olacaktı.

Ayrıca zindanı keşfedeli 4 gün olduğu için tecrübe bonusunun bitmesine 3 gün kalmıştı.

“Eğer şimdi ölürsem o tecrübe bonusunu kaybedeceğim! Yapabileceğim mutlaka bir şey olmalı!”

Etrafına bakındı. Sol tarafında, birkaç metre ileride taştan yapılmış bir kemer vardı.

“İşte bu! İşe yaramasa bile, eğer denemezsem her türlü öleceğim!”

Aklında planını kurmuş olarak baykuşa doğru koştu.

Baykuşun saldırısını def ettikten sonra yönünü değiştirdi ve kemerin olduğu yere doğru koşmaya devam etti. Planı baykuşun onu takip etmesi ve başını kemere sıkıştırmaktı. Söylemesi yapmasından kolaydı. Veya değildi.

Baykuş düşünmeden Lucas’ı takip etti ve kemerde sıkışıp kaldı.

Bunu görünce baykuşun üstüne tekrar çıktı ve önceden bıçakladığı yeri buldu.

“AVVVVVVVVV!!!!”

[Kript Baykuş] ölene kadar Lucas’ın saldırıları durmadı.

Ölen baykuş 10 [Baykuş Tüyü], 2 [Baykuş Gözü] ve 1 [Baykuş Pençesi] düşürdü.

“Ve ben de baykuşların akıllı olduğunu düşünürdüm. Gerçi kızgın olduğu için düzgün düşünememiş de olabilir. Veya onu bıçakladığımda beynine mi zarar verdim?”

Lucas ganimeti toplarken lakayt bir şekilde düşündü.

Ayrıca 100 seviye bir canavardan bekleneceği gibi 21 seviye atlamıştı.

Dinlenip canını doldurarak tekrar yola çıktı. [Gri Kurtlar]’la veya [Drakula Yarasalar]’la karşılaşmasına rağmen [Kript Baykuş]’la tekrar karşılaşmadı. Büyük ihtimalle “ara bölüm patronu” gibi bir şeydi . Ama garip bir şeye denk geldi.

“… Bir iskelet?”

Lucas’ın söylediği gibi mağaranın duvarına dayanmış bir şekilde bir iskelet yerde oturuyordu. Yanında ise paslanmış bir kılıç ve deriden yapılmış bir çanta vardı.

Lucas iskeletin yanına gidip dikkatlice hançeriyle dürttü. Birden canlanacak gibi görünmüyordu. Bu yüzden incelemek üzere kılıcı ve çantayı yerden aldı.

İsim
Paslanmış Demir Kılıç
Derece
G
Hasar
5~12
Dayanıklılık
10/30
Açıklama
Bir maceracı tarafından kullanılmış bir demir kılıç. Fakat maceracı öldü ve kılıç paslanmaya terkedildi.

“Hmm, sanırım [Başlangıç Hançeri] daha iyi. Sonuçta dayanıklılık istemiyor.”

[Başlangıç Hançeri] oyuna yeni başlayanlar tarafından kullanıldığı için para sıkıntısı çekilmesin diye dayanıklılık gerektirmeyecek şekilde oluşturulmuştu.

Lucas daha sonra çantanın içindekileri kontrol etti. Çantanın tutacağına asılı bir anahtar, birkaç iksir ve bir anahtar bulunuyordu.

“İyi, iksirler yüksek kalite. Anahtarsa…”

İsim
Dünya Geçidi Anahtarı
Derece
SSS
Etki
Tüm değerlere +30  
Dayanıklılık
N/A
Açıklama
Dünyanın geçidini açan anahtar! Bununla birlikte ziyaret ettiğin herhangi bir dünyaya geçebilirsin.

“…”

Lucas ağzı açık önündeki pencereye bakakaldı. Hatta çenesi yere değecek gibiydi.

“SSS!!!!!!!!!? BU AÇIKLAMA DA NE BÖYLE!!!??? NE İÇİN KULLANILDIĞINI BİLE BİLMİYORUM FAKAT BU MUHTEŞEM!!!”

Lucas anahtar sanki kırılgan bir camdan yapılmışçasına dikkatlice tuttu.

“Şimdilik sadece takalım.”

Mutlu bir şekilde nadir eşyayı bir kolyeymiş gibi boynuna takan Lucas sakinleştikten sonra dikkatini günlüğe çevirdi.

[[Bedenimi bulacak ve bu satırları okuyacak olan kişiye;
Büyük zorluklardan geçen ve kaderi kendisini buraya yönlendiren kişi, benim adım Gildas ve ben de bu dünyada maceralar ve mucizeler peşinde dolaştım. Hikayem ilk başladığında-]]

“Ah, çok sinir bozucu, özgeçmiş, özgeçmiş… ne kadar sürüyor bu böyle? Ah, işte son.”

Lucas yazının sonunu bulana kadar sayfaları çevirdi.

[[İşte, Denneth’in Mağarası’nda sonumla karşılaşmış bulunmaktayım. Yaşım artık düzgün savaşmama engel oluyor. Denneth’ten daha tehlikeli, daha güçlü canavarlarla savaştım fakat artık çok yaşlıyım. Ama sen, bu yazıları okuyan kişi, senin benden daha fazla zamanın var. Ruhumun öcünü al ve en sonunda mükafatını alacaksın.]]

Bu görevi kabul etmek istiyor musun?
EVET
HAYIR

Lucas bir süre düşündü. İskelet Denneth’in çok güçlü olmadığından söz etmişti, öyleyse kazanması mümkün olabilirdi.

“Yani, nasıl olsa kaybedecek bir şeyim yok, kabul ediyorum.”

Efsanevi Maceracı’nın İntikamı
Efsanevi Maceracı Gildas’ın öcünü al ve [Gece Yaratığı Denneth]’i yen!

Not: Görev bitmeden mağara terk edilemez.
Gereklilik: [Gece Yaratığı Denneth]’i yen
Zorluk Derecesi: A
Ödül: ???

“…Zorluğu çok yüksek… ve terk edemem bile… yani, zaten bu durumdayım şu anda.”

Lucas pencereyi kapattı ve iskeletin üstünü aramaya başladı.

Ne yazık ki parçalanmış giysilerden başka bir şey yoktu.Tabiki onları iskeletten almadı.

Sonrasında Lucas iskeleti terk etti ve Denneth’i bulmak için yola çıktı.

+     +     +

“E-efendim!”

Bayan bir çalışan acele içinde Trask’ın ofis kapısını açtı.

“Ne var? En azından kapıyı çalamaz mısın?”

“Ö-özür dilerim. Ama, bu Lucas’la ilgili.”

Çalışan Lilianne değil, başka birisiydi. Lucas hakkında nasıl bilgisi olduğuna gelince ise konuşkan Pearce yüzünden binadaki herkesin ondan haberi vardı.

Çalışan belirli bir bölgedeki oyunculara gelen görevleri incelemekle görevliydi. Ve Lucas’ın bulunduğu bölgeye denk gelmişti.

“Bu…”

Çalışan patronuna bir terminal gösterdi.

“…? O mağarada böyle bir görev mi var?”

“Evet… aslında… hayır, bu kayıtsız bir görev.”

“… Eşsiz bir görev ha?”

Eşsiz görev, tıpkı isminin söylediği gibi tekrarlanamayan bir görevdi. Görevlerin kayıtlı olmama sebebi ise yapanın şirket olmamasıydı. [World Gate]’i yöneten bir tanrıça vardı. Üstün zekalı, kendi kendine düşünebilme kapasitesi olan, Yunan Bilgelik Tanrıçası’ndan esinlenilmiş Yapay Zeka [Athena].

[Athena] oyuncular için hikayeler, efsaneler yaratır ve onları görevlerle birlikte oyunculara sunardı. Sadece görevler de değil eşyalar, meslekler ya da bambaşka şeyler… Bu kendi iradesi olan AI’nin (yapay zeka) ayrıca duyguları da vardı. Eğer bir oyuncu ilgisini çekerse onu ilginç yerlere götürebilirdi. Tabii Lucas’ın durumunda bir parmağı var mıydı kimse bilmiyordu. Fakat nefret edemezdi. Bu onun öfkelenmemesi için yapılmış olan tek engellemeydi.

“…Ve şart Denneth’i yenmek…”

“Evet… Ona ancak acıyabilirim.”

Kim bilir ne zaman gelmiş olan Pearce ve Lilianne yorumda bulundular.

“Umm… Lilianne, şu anda [Etrano]’da mısın?”

“Ne yazık ki hayır. [Cyble]’dayım ve hala [Cravon] veya [Etrano]’yu keşfedemedim. Siz?”

“[Cravon]… aynı.”

“Haah… Ancak bir şekilde yenmesini umut edebiliriz…”

“Trask iç çekti ve koltuğunda arkasına yaslandı.”

“A-ama bir [Acemi] için Denneth’i yenmek imkansız… Sonuçta [Gece Yaratığı Denneth] bir…”

+     +     +

“B-bir ejderha…”

Lucas kafası kendisinden 10 metre yukarıda olan uyuyan canavara bakarken yutkundu.

“Ha-hahah-hahahaha anladım, Denneth bir ara bölüm patronu olmalı, değil mi? Öyle olması lazım mutlaka… Bir ejderhanın Denneth olması imkansız, değil mi? Sonuçta o adam güçsüz olduğunu söylemişti, değil mi? Ha-hahaha…”

Lucas kafayı yemiş birisi gibi gergin bir şekilde güldü. Gerçeklikten kaçmaya çalışıyordu. Ne yazık ki gerçeklik ona karşı pek nazik değildi.

Ejderhanın başının üstünde kesinlikle o isim bulunuyordu.

[Seviye 300 Gece Yaratığı Denneth]

Lucas soğuk terler dökerek geriye bir adım attı. Fakat tıpkı klişe filmler,mangalar, animeler yada kim bilir neyde olduğu gibi ayağı neden orada olduğu bilinmez bir çıkıntıya çarptı ve gürültü mağarayı kapladı.

Ve o sesle birlikte 3 metrelik bir ejderhanın gözü yavaşça açıldı.

<<<3.Bölüm-Part 1

{ 24 yorum ... read them below or Comment }

  1. Acemi olmak insanı güçlü kılar :) Çeviri için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii tecrübe bonusu varsa daha da güçlü olabilir :) Bişey değil

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Sağol. Okuduğun için teşekkürler.

      Sil
    2. elerin dert görmesin ama sitede çeviri yapan arkadaşlara 1 önerim var herkes birleşip tek seriyi 50-100 bölüm çevirseniz çok daha güzel olur seri ve hızlı sonra 100 e geldimi diger seriye geçersiniz mesela

      Sil
    3. Sitedeki çevirmenler kendi beğendikleri seriyi seçiyorlar ve bu yüzden paylaşmak istemeyebilirler. Ayrıca okuyucularımızdan da eğer tek bir seri çevirirsek o seriyi beğenmeyenler olabilir. Benim düşüncem daha yavaş ilerlesek bile seri fazlalığının daha iyi olması.
      Okuduğun için teşekkürler umarım tüm okuyucular beğenmiştir :)

      Sil
    4. Kardeşim siteye çevirmen olarak gelen herkes kendi serisiyle geldi ve yapmak istediklerini yapıyorlar, dediğini daha önce de demişlerdi ama biz böyle götürüyoruz tarzımız daha çok haftada bir çıkarmaya yöneliktir.

      Sil
  3. bunun yerine legendary moonlight ı çevirseniz çok şükella olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. L.m.s'nin türkçe çevirisini ararsanız bulabilirsiniz.

      Sil
  4. Çeviri için teşekkürler. ^^ Yeni bölümler ne sıklıkla gelir acaba?

    YanıtlaSil
  5. Teşekkürler İngilizce okunabilecek bir yer var mi acaba on hazırlık açısından :D

    YanıtlaSil
  6. Teşekkürler haftayı sabırsızlıkla bekliyorum...

    YanıtlaSil
  7. bizimki kaç lvl oldu şimdi ya birde bu oyunda lvl sınırı kaç

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en son bölümde 72 level olduğu yazıyor, burada da Baykuşu öldürdükten sonra totalde 21 atlamasını eklersek 93 oluyor

      Sil
    2. Mağaradan çıkınca tutorial bitmiş gibi seviye 1 olacaktır yine kanımca yanı bu seviyeler çok önemli olmayabilir

      Sil
    3. Hayır öyle bir şey olmaz. Bulunduğu mağara bir zindan. Sadece bu LN de fazla hızlı level atlattırıyor yazar. Mobların seviyesi ve level şeyini ilk başta ayarlıyamadığını düşünmüştüm ama bu oyunda 1000 levela kadar gidiyor sanırım bu yüzden bu 90lı levelları normal olsa gerek. Zindan bosu bile 300 level.

      Sil
  8. Hocam diger bolumu ne zaman yayimlarsiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim duyurularda yazdığı üzere her pazartesi çıkmaktadır.

      Sil
  9. Yanıtlar
    1. Biraz geç kaldım. En kısa zamanda çıkacak.

      Sil
  10. Bölüm için teşekkürler. ...

    YanıtlaSil

Sohbet

Yeni Bölüm Geldiğinde Haberin Olsun

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © 2013 Aozora Çeviri Grubu - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan