Posted by : Natsume 2 Ekim 2015 Cuma



Kısım 4
Öylece tüm suç Paul'da toplandı ve ortalık sakinleşti.
Sonuç olarak Zenith Paul'a katledilmek üzere olan bir domuzmuş gibi bakıyordu.
Bazı mesleklerde bu bir ödül olarak görülebilir ama korkudan bir an toplarım büzüştü.
Zenith öyle bir bakış attı ve tek başına, odaya gitti.
Lilia ağlıyor.Hala ifadesiz bir duruşu var, ama gözyaşları akmaya devam ediyor.
Paul onu omuzlarından sarıp sarmamak arasında gidip geliyor.
Neyse durumu zamparaya bırakalım.
Zenith'in arkasından büyük yatak odasına gittim.Eğer bu olay Zenith'in Paul'dan boşanmasına sebep olursa büyük sorun.
Kapıya vurdum, ardından Zenith kapıda belirdi.
'Anneciğim.Az önce söylediğim şeyler yalandı.Lütfen babamdan nefret etme.'
Laf kalabalığı yapmadan direk mevzuya girdim.
Zenith bir anlık şaşkına döndü, ama hemen çarpık bir gülümsemeyle başımı okşamaya başladı.
'Anladım.Zaten öyle kötü birini sevebileceğimi düşünmezdim.Bu herif hem aptal hem de şehvani, bu sebepten kendimi böylesi durumlar olur diye hazırlamıştım.Ama sadece o kadar ani oldu ki şoka uğradım birden.'
'...Babam kadınlara o kadar mı düşkün?'
Bilmemezden gelip sordum.
'Evet.Son zamanlarda daha iyi, ama eskiden ne olacağı umurunda olmazdı.Hatta Rudi'nin ablası veya abisi olması bile mümkün.'
Bir yandan konuşurken başımı okşayan eli gittikçe sertleşmeye başladı...
'Sylphy'e umursamazca davranmak yok, tamam mı?'
'Off, ahhh, tabi anne, aaahhhh~'
Galiba yapacağım şeyler daha çok önceden şiddetli bir şekilde uyarı aldı.
Ama görünüşe göre şimdilik işler yolunda.Sonrasında her ne olursa Paul'un çabasına kalmış.
Ama bizim aile reisi cidden çok yaramaz.
İkinci şans diye bir şey yok bayım.
İkinci günü.
Kılıç eğitim aşırı derecede sert geçti.
Annemi sakinleştirmene yardım ettim, hıncını benden çıkarmasan nasıl olur?

Kısım 5
--Lilia'nın bakış açısından--

Açık konuşayım.
Bu hamilelik benim hatam.Biliyorum Paul'u ben tahrik ettim.
Bu eve geldiğimde böyle bir şey aklımdan hiç geçmemişti.Ama her gece şiddetli solumalarını dinlemek ve gecenin sabahında hala o gecenin kokusunun hakim olduğu odayı temizlemek bende cinsel arzunun birikmesine sebep oldu.
İlkin kendim hallettim.
Ama hergün Paul'u bahçede kılıçla çalışırken izleyince, içimdeki sönmeyen alev şiddetlenmeye başladı.
Paul'u ne zaman alıştırma yaparken görsem, ilk seferimi hatırladım.
O zamanlar çok gençtim, ve dojoda olduğum zamanlardı.Yapan kişi elbette Paul'du ve gecenin birinde rıza dışı bir saldırıydı.Ondan nefret etmiyordum, ama sevmiyordum da.İlk seferim pek romantik değildi, ve hatta sonrasında ağlamıştım.
Ama ondan hemen sonra şişman vekiller geldi.
Paul'un onlardan daha iyi olduğunu düşünmeye başlayınca, artık o olayı umursamamaya başladım...
Paul'un hizmetçi aradığını duyunca, ilk seferimi anlaşma kozu olarak kullanacaktım.
O zamandan beri görmediğim Paul şimdi daha erkeksi olmuştu.
Başında kavak yelleri esen kişi kaybolmuş yerine daha çarpıcı ve sağlam biri gelmişti.
Böyle biri karşısında kendimi 6 yıl tutmayı başarabildim.
Başlarda Paul benimle flört etmedi.
Eğer böyle devam edersem, belki ona olan arzularım diner dedim.
Ama ara sıra yaptığı cinsel şakalar içimdeki ateşi alevlendirdi.
Dayanabiliyor olmama rağmen artık burnuma kadar geldiğinin de farkındaydım.
Zenith'in hamileliği denge durumunu bozdu.
Paul'un cinsel şehvetini fırsat bilerek onu odama kışkırttım...
Bu sebeple aslında her şey benim suçum.Hamilelik cezam.Şehvetime kaybedip Zenith'e ihanetimin cezası.
Ama affedildim.
Rudeus tarafından affedildim.
Bu zeki çocuk tam olarak ne olduğunu anladı, ve konuşmanın akışını doğru bir şekilde yönlendirip harika bir dümen çevirdi.
Sanki daha önce böyle bir şeyle karşı karşıya gelmiş gibi sakin davrandı.
Aslına bakarsanız bu çok korkunç bir şey...Yo, artık onun hakkında böyle konuşamam.
Eskiden Rudeus'u hep korkunç bulur ve ondan kaçınırdım.
Rudeus çok zeki.Ondan kasıtlı olarak kaçındığımı anlamış olmalı.Ama yine de beni kurtardu.Kendisi için hoş olmayan bir duruma girecek olmasına rağmen.
Kendi hislerini pek umursamadan çocuğumu kurtardı.
Böyle düşününce ondan korkup sakınmamı utanç verici buluyorum.
Ölene kadar bu şahısa azami saygı göstereceğim.Hayır...Onu küçümsediğim zamanlar göz önünde bulundurursam sadece kendim bu borcu ödeyemem.
Doğru.
Eğer çocuğum güvenli bir şekilde güzelce büyüyüp yetişirse.
Çocuğumu Rudeus'a adayacağım.
Onun Efendi Rudeus'a hizmet etmesini sağlayacağım.

Kısım 6 
--Rudeus'un bakış açısından--
Sonraki birkaç ay içerisinde önemli bir şey olmadı.
Sylphy'nin gelişimi belirgindi.Sessiz sihirli sözleri orta seviyeye kadar kullanabiliyor.Hatta ince detayları bile yavaşça uygulayınca kontrol edebiliyor.
Ona kıyasla, benim kılıç tekniklerimin seviyesi pek değişmedi.
Gelişiyor olmama rağmen hala Paul'un vücuduna bir darbe izi bırakabilmiş değilim.Bu yüzden herhangi bir değişim hissetmiyorum.
Bu arada Lilia'nın tavırları sanırım daha iyi olmaya başladı.Eskiden bana karşı ürkek davranırdı hep.Aslında anlaşılabilir bir şey, küçük yaşımdan beri fiuvv-fiuvv-fiuvv ordan oraya büyü fırlatıyorum.
Temel olarak ifadesiz bir yüze sahip olmasına rağmen, sözleri ve hareketleri bana saygı duyduğunu hissetmeme sebep oluyor.Bu duygu bayağı hoşuma gitse de, Paul evdeki yerini kaybedecekmiş gibi hissetmeme sebep oluyor, o yüzden umarım bunu yapmayı uygun bir şekilde keser.
Her neyse, o olaydan sonra Lilia az da olsa benimle konuşmaya başladı.
Daha çok Paul hakkında.
Lilia ile aynı dojoda kılıç tekniklerini öğrenmişler.
O aralar Paul bayağı yetenekliymiş ama pratik yapmayı sevmiyormuş.Ayrıca genelde şehirde sürtmek için alıştırmalardan kaçıyormuş.Lilia bakireliğini Paul'un gece o uyurken yaptığı hain bir saldırıda kaybetmiş.Paul olayın ortaya çıkmasından korkup kaçmış.
Basitçe bana olan olayları anlattı desek yeridir.
Lilia anlattıkça Paul'un itibarı gözümde yerin dibini boyluyor.
Tecavüz artı zina.Paul tam bir şerefsiz.
Ama Paul'un kişiliği öyle kötü birininki gibi değil.Vahşi ve bir çocuk gibi özgür, annelik şefkatini uyandıran cinsten.İyi baba olabilmek için elinden geleni yapıyor.Ama sebat etmekte oldukça zayıf ve bir şeyi düşünür düşünmez hemen uygulamaya geçiriyor, kesinlikle kötü biri değil.
'Sorun ne, niye bana öyle dik dik bakıyorsun.Baban kadar havalı olmak mı istiyorsun?'
Kılıç çalışması yaparken Paul bana sordu.
Bu herif devamlı şaka yapmaya çalışıyor.
'Zina ile az daha ailesinin parçalanmasına sebep olan biri, havalı mı oluyormuş?'
'Aaahhh...'

Paul acı bir ifade gösteriyor.Bu ifadeyi görür görmez kendimi dikkatli olma hususunda uyarıyorum.
Donkan(mankafa, anlayışsız) tip biri olmama rağmen.Kızların benim üzerime kavga etmeleri haricinde gönül macerasına bulaşmayacağım.Çünkü ben o tarz şeylere sebep olmayak isteyecek bir tipim.
'Bu olay bir uyarı olsun, annemden başkasına elini uzatmak yok.'
'Lilia sorun olmaz, değil mi?'
Bu herif herhalde yeterince çekmedi daha.
'Bir dahaki sefere annem bir şey demeden memleketine dönebilir...'
'Aghh...'
Etrafında iki kadın, bu herif aşk üçgeni mi kurmaya niyetli ne? Güzel bir kadınla evlenip her an saldırabileceği bir hizmetçiye sahip olmak, oğluna kılıç kullanmayı öğretirken kırsal bir alanda itibarını yitiren bir şekilde yaşamak.
Hey hey, insanları kıskandırmanın alemi yok.Bu birinin sahip olabileceği en iyi sonlardan değil mi yahu?
Tıpkı belirli bir light novelde elinde hem Louise ve Tabitha olup yine de bir şey olmaması gibi? (Bkz Not1)
Donkan tip olmayı bırakıp bu heriften bir şeyler mi kapsam acaba...?
Yo, yo sakin ol.Aile toplantısı, Zenith'in yüzündeki hüzünlü bakış.
Sana bu gözlerle bakılsın ister miydin?
1 karın olması yeterli.
'Bir erkek olduğuna göre anlaman gerekir, değil mi?'
Paul hala dediklerinde ısrar ediyor.Anlıyorum, fakat katılmıyorum.
'6 yaşındaki oğluna neyi anlatmaya çalışıyorsun?'
'Sylphy deyince ağzının salyaları akmıyor mu sanki? O kız gelecekte muhakkak bir fıstık olacak.'
Bak bu dediğine katılırım işte.
'Galiba.Ben yine de yeterince güzel olduğunu düşünüyorum şimdi bile.'
'Bu anlaması kolay bir şey değil mi?'
'Sanırım.'
Paul pisliğin önde gideni, ama yine de konuşması rahat biri.
Çocuk gibi görünmeme rağmen zihinsel olarak 40 yaşını geçmiş bir NEET'im.Tam bir şerefsiz.
Oyunlarla sınırlı olabilir, ama kızları seviyorum ve tabiki haremi seviyorum.Temel kalitem hatta Paul'un kadınlara düşkünlüğü ile aynı seviyede olabilir.
Bu his Sylphy'i zorla soyup Paul'la konuşmamdan sonra ortaya çıktı.
O olaydan sonra, Paul kendiliğinden yanaşıp bir şeyler hakkında dürüstçe konuşmaya istekli davrandı.Ona zayıf yanımı gösterdiğimden kendisini sert baba olmaya zorlamıyor, yani o da büyüdü diyebiliriz.
'Hehe...'
Birden Paul'un sırıttığını fark ettim.
Bana değil de arkama bakıyor.Arkamı döndüğümde Sylphy orada duruyordu.Nadiren evimize gelir.
Yakından baktığımda yüzü kızarmış bir şekilde kıpraşıp duruyordu.
Az önce dediğimi duymuş olsa gerek.
'Hey, bir kere daha tekrar et de ne dediğini duysun~'
Paul klasik bir şekilde alay ediyor.
Derinden bir kahkaha attım.Cidden hiç anlamıyorsun.
Paul'un bazı yanları hala çok saf.
Bir şey kalpten geliyorsa bile, eğer onu tekrar tekrar duyarsan alışırsın ve bunu dediğinde verdiği heyecan gittikçe kaybolur.İnsanların kaskafalı olduğunu düşünmelerini sağlamalısın ki hissettiklerini arada bir söylediğinde daha bir etkili olsun.
Sadece arada bir olmalı.İkinci kez yapamazsın.
Bu sebepten sadece gülümseyip Sylphy'e el salladım.
Ayrıca Sylphy daha 6 yaşında.Böyle şeylerden konuşmak için daha 10 yıl erken.
Devamlı güzelsin diye iltifat edip şımartırsak eğer, düzgün bir kadın olmaz.
Önceki ablam bunun iyi bir örneğiydi mesela.
'Dediğin şey hakkında.Rudeus da ....havalı?'
'Öyle mi, teşekkürler Sylphy.'
Zayıfça gülümseyip parlayan dişlerimi(öyle olması gereken) gösterdim.
Sylphy kolay sosyalleşiyor.Bir an için gözleri hayranlıkla dolu bakmasını gerçek sandım.Sylphy'e güzel demem gerçek hislerim, ama bu romantik bağlamda değil.
En azından şimdilik.
'O halde baba, ben kaçtım.'
'Kızı çimene yatırayım deme!'
Kimmiş onu yapan.Ben sen değilim.
'Anneee!! Babam----'
'Heyy, tamam tamam dur...!!'
Bugün ailemiz için başka bir huzurlu gün.

Kısım 7
Bir süre sonra Zenith'in doğum sancısı başladı.
Gerçekten zor zamanlardı, çünkü ters doğum olmuştu. (Bkz Not2)
Lilia hareket etmekte güçlük çekiyordu, bu yüzden köydeki ebeyi yardıma çağırdık.Ama yaşlı kadın da duruma bir çözüm bulamadı.
Zenith'in doğumu çok sancılı gerçekleşti.
Uzun müddet sancıda kalan hem anne hem de çocuk tehlikeli bir duruma düşmüştü.
Lilia tüm bilgisini kullanarak oradan oraya koşuşturuyordu.Ben de elimden geleni yapıp devamlı iyileştirme büyüsü kullanarak yardım ediyordum.
Çabalarımız sonucu doğum başarılı oldu.
Çocuk sorunsuz bir şekilde dünyaya geldi ve enerjik bir şekilde ağlamaya başladı.
Bir kız oldu.Kız kardeş.Çok şükür ki erkek kardeş olmadı.
Tam rahatladığımız anda Lilia da doğum emareleri göstermeye başladı.
Herkesin hem rahatlayıp hem de yorgun düşmüş olduğu anda.
Erken doğum sancısı kavramı kafamda dans etmeye başladı.
Ama bu sefer ebe başarılı oldu.Ters doğumda çok beceriksizdi ama herhalde erken doğumda deneyimi vardı.Yaşından beklendiği gibi.
Ebenin talimatlarına uydum.Korkmuş Paul'un kıçını tekmeleyip Lilia'yı odama taşıttım.Aynı zamanda büyü kullanarak sıcak su ürettim, elimden geldiğince temiz bez toplayıp ebeye götürdüm.
Geri kalanı ebe halletti.
Çocuk doğarken Lilia sevgi dolu bir şekilde Paul'a sesleniyordu.
Kan ter içinde kalmış Paul elini sıkı sıkı tuttu.
Yenidoğan çocuk Zenith'in kızına kıyasla daha küçük, ama o da sağlıklı bir şekilde ağlamaya başlıyor.
Bu da bir kız.
İkisi de dişi.İki kız kardeşi.
'İkisi de kız mı?' --- Dedi Paul ahmakça gülerken.
Aptal bir babanın suratı, Paul gerçekten de çok sefil.Sonuç olarak evimizdeki kız kısmı 2 kat arttı.Şu noktada evde en az hak sahibi olan kimler?
Muhtemelen hizmetçisiyle kırıştıran baba.
Hedefim saygıdeğer bir abi olmak, ama Paul mutlaka saygı görmeyecek, yani muhtemelen.

Zenith'in kızı, Norn.
Lilia'nın kızı, Aisha.
Bunlara onlara verilen adlardı.


ÇN
Not 1 : Zero no Tsukaima light noveli ve serisine gönderme.
Not 2 : Normalde önce baş gelir sonra vücudun gerisi çıkar, bu durumda önce ayaklar görünmüş doğum zor oluyor ondan dolayı.

<<<9.Bölüm-Part 1

{ 4 yorum ... read them below or Comment }

  1. eline saglık harikaydı bölüm :)

    YanıtlaSil
  2. Elinize sağlık bölüm için teşekkürler

    YanıtlaSil

Sohbet

Yeni Bölüm Geldiğinde Haberin Olsun

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © 2013 Aozora Çeviri Grubu - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan