Posted by : Cetus


Çevirmen: Cetus

3.Bölüm: İntikam

“… Görünüşe göre delik gerçekten kapanmıştı.”

Yeniden canlandığı noktaya bakan Lucas iç çekti. Gökyüzünün görünmesi gereken delikte ışığın geçmesine bile izin vermeyen kayalar vardı.

Kahvaltıdan sonra daha henüz oyuna bağlanmıştı ki şimdiden kendini çaresiz hissediyordu.

“Haah… Şimdilik yalnız bir yarasa bulalım, sürü ile uğraşmak resmen ölüme davetiye çıkarmak…”

Lucas bir kez daha iç çekti ve yalnız bir yarasa bulmak için yola koyuldu. Dersini almıştı. Yakın bir zamanda [Drakula Yarasa] sürüsüyle uğraşmak istemiyordu.

Bir süre yürüdükten sonra yalnız bir yarasa buldu ve dünkü gibi  - veya oyunda zaman 3 kat daha hızlı aktığına göre 3 gün önceki gibi- saldırdı. Ayrıca yeni öğrendiği yetenek olan [Sert Vuruş]’u da denedi. Bu sayede yetenek seviyesini arttırabilirdi.

Yarasa yere düşecek kadar güçsüz kaldığında ise Lucas hiç merhamet göstermedi ve yarasa ölene kadar ezmeye devam etti.

“Sizi! Lanet! Olasıca! Yarasalar! Ne! Cüretle! Bana! Birlikte! Saldırırsınız!”

Lucas önceki gün kaybettiği için yaşadığı düş kırıklığını dışa vurmaya çalışıyordu. Sanki küçük bir çocukmuş gibi yarasaları ayağıyla ezdi ve ezdi.

*kikkiii*

Yarasa bağırırken ‘Ben bir şey yapmadım’ der gibiydi. Kısa süre içinde yarasa kayboldu ve birkaç eşya düşürdü.

Lucas bu hareketini tanıdık bir ekran çıkıncaya kadar bulduğu yarasalar üzerinde tekrar etti.

Bildiri
Yeni bir yetenek öğrendiniz, (Aktif) [Basma] Acemi SEV 1 (0.00%)!

Rakiplerinizi sürekli olarak ezmekten dolayı eziş gücünüz daha da arttı!

%12 daha fazla hasar.
Kullanıldığında düşük ihtimalde rakibi şaşırtma şansı.

Harcama: 4 MP

“Ohhh.”

Dün internette bulduğu bilgilere göre yeni bir yetenek öğrenmenin 5 farklı yolu vardı:
Seviye atlamak.  Belli bir seviyeye ulaşınca tıpkı [Sert Vuruş]’u öğrendiği gibi yeni yetenekler öğrenilebilirdi.
Görevler. Görünüşe göre bu oyunda bitirildikten sonra yeni yetenekler kazandıran görevler vardı.
Eşyalar. Yetenek kitapları ya da parşömenlerden yetenekler öğrenilebiliyordu.
Bir hareketi tekrarlamak. [Basma] gibi yetenekler sürekli olarak tekrarlandığında öğrenilebiliyordu.
Yetenek ağacı. Seviye atlamaktan farkı, yeteneklerinin seviyesi arttığında [Yetenek Puanları] kazanılır ve bu sayede mesleğinin yetenek ağacından yeni yetenekler kazanılabilir.

Lucas bu Tanrı bilir, te neredeki mağarada sıkıştığı için görev yapamazdı ve bu yüzden hala bir [Acemi]’ydi. Ne kadar çok yetenek puanı olursa olsun, bir mesleği olmadığı için yetenek ağacını açamazdı.

Yeni yetenek öğrenmesi için seviye atlaması veya nadir bir eşya bulması gerekiyordu.

Şu ana kadar ne kadar ilerlemişiz bir bakalım! [Karakter Penceresi].”

İsim
Lucas
Seviye
28
Cinsiyet
Erkek
Para
1G 20S 50C
Meslek
Acemi
Irk
İnsan
HP
3165
MP
2675
STR
65
INT
45
SPD
55
DEX
45
VIT
53
LUK
82
Ün
490
Pasif Yetenekler
[Ölüyü Oynamak] Acemi SEV 1 (0.00%)
[Gece Görüşü] Acemi SEV 7 (53.64%)
Aktif Yetenekler
[Darbe] Acemi LVL 3 (10.53%)
[Ayakla Ezme] Acemi LVL 1 (0.00%)

Zindana ilk giren olması ve aradaki büyük seviye farkı sayesinde normalden çok daha hızlı seviye atlamıştı.

DEX ve INT’e ihtiyacı olmadığı için şimdilik onları çok yükseltmemişti ve diğer değerlere odaklanmıştı. Önceki şanslı ve hızlı çocuk artık yoktu.

Seviye atlamak can ve manayı yüzer puan arttırıyor gibi gözüküyordu ve VIT’in puan başına beş katkısı vardı.

[Gece Görüşü] her zaman kullanıldığı için sürekli yükseliyordu ve bu gidişle yakında Orta Seviye olacaktı.

“Güzel, [Gece Görüşü] orta seviye olana kadar böyle devam edelim. Sonrasında ise sıra sürüden intikam almakta…”

Hedefini belirledikten sonra Lucas yarasa aramalarına geri döndü. Fakat değerlerini kontrol ettikten sonra ilk karşılaştığı yarasa yalnız değildi.

Lucas’ın önünde 2 tane [Drakula Yarasa] yan yana uyuyordu. Lucas’ın cinsiyetlerini ayırt edemediği için bir çift olup olmadıklarını bilme ihtimali yoktu.

“Burada iki tane var ama… halledebilir miyim acaba? Ne kadar güçlendiğimi görelim bakalım…”

Lucas mümkün olduğu kadar yavaşça ve sessizce yanlarına süzüldükten sonra kollarıyla yetişebilecek kadar yaklaşınca durdu.

Lucas artmış hızıyla birlikte arka arkaya yatay kesme hamleleri yaptı.

İkilinin HP’si %55 düşmüştü! Yeni STR’si ve sürpriz hamle yapması sayesinde öncekinden daha fazla hasar vermeyi başarmıştı. Kritik vuruş yapamamış olmasına rağmen onlarla kapışabileceğini göstermişti.

*kiikiiiiikikiiii*

Saldırıya uğradıklarını anlayan yarasalar Lucas’a doğru hamle yaptılar ve kılıç gibi olan kanatlarıyla onu kesmeye başladılar.

“Düşündüğüm gibi, birden çok düşmanla uğraşmak daha zor.”

Lucas böyle düşünürken aynı zamanda saldırılarını sadece bir düşmana odaklamaya çalıştı.

Yarasaların etrafını sarmasını engellemek için geriye kaçtı fakat hala [Drakula Yarasa]’dan daha yavaştı, bu yüzden kaçması nafileydi.

“Ah-… AAAARRGHHHH!!!!!! AZICIK YERİNDE DURUVER!!!!!!”

Stratejisi elinde patlayan Lucas düş kırıklığına uğramıştı. Öfke nöbetine kapılmış çocuklar gibi çığlık atması bu yüzdendi.

Lucas’ın da bildiği gibi, çoğu insan bunu boşa yapılmış bir hamle gibi düşünürdü. Yine de yarasalar onun tahmininden farklı bir tepki gösterdi.

Kafaları karışmıştı.

Yarasalar karanlıkta kalmış bir insan gibi amaçsızca uçuyorlardı. Karanlık? Lucas şu anda öyle bir yerde değil miydi?

“İ-işte bu! Karanlık bir mağarada yaşadıkları için onlarında gece görüşüne sahip olduğunu düşünmüştüm ama hatalı mıydım yoksa?”

Eğer öyleyse, Lucas saldırınca Lucas’ın yerini nasıl biliyorlardı?

“…Ses… Sese karşı yüksek duyarlılıkları var!”

Gerçek dünyada yarasalar insanların algılayamadığı sesleri çıkarıp onları sonar yerine kullanarak cisimlerin yerini algılamaları sayesinde yollarını bulurlardı. Basit bir sistemdi fakat bu bir oyun olduğu için diğer oyuncuların gözünden kaçmıştı.

“He…hehehe…HAHAHAHAHAHAHA!!!”

Bunu keşfeden Lucas çılgınlar gibi fesat bir kahkaha attı. 

“Şimdi beni öldürmeyi deneyin sizi şerefsizler! AAAAAAAAAAAAAAAAAAAA!!!!!!!!!!”

Lucas’ın kükremesine dayanamayan yarasalar yere düştü.

Karanlık bir gülümsemeyle Lucas yarasalara tepeden baktı ve ayağını üstlerine getirdi.

*ki-kiiiiiiiiiiiiiiiii*

“[BASMA]!!!! [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA] [BASMA]!!!!!!!!!!!!”

Lucas yeni yeteneğini yarasalar ölene dek arka arkaya kullandı.

Rahatlamış bir şekilde Lucas alnındaki teri sildi. Ayrıca önündeki  12 seviye atladığını gösteren pencereyi de görmüştü.

“Bu şekilde hiç problem olmadan bir sürüyle bile yüzleşebilirim.”

Yine kendini yüksek görmüş gibi görünse de bu sefer onları yenebileceğinden kesinlikle emindi. Böylelikle avını aramaya başladı.

Birkaç dakika sonra sürü halinde dolaşan [Drakula Yarasalar]’la karşılaştı ve intikamını almak için yaklaştı. Bu sefer önceki sürü gibi uyumak yerine etrafta uçuşuyorlardı fakat Lucas hiç aldırmadı.

Daha fazla gizli gizli ilerlemesine gerek yoktu, bu yüzden rahatça yarasaların arasına doğru yürüdü ve etrafını sarmalarına izin verdi.

Zamanlamasını ayarladıktan sonra kükredi ve kılıcıyla kesme hamleleri yapmaya başladı.

“ORRRAAAAAAHHHHHHHHHHHHHHHHH!!!!!!!!!”

Ani bağırmayla birlikte yarasaların çoğu felç olmuş gibi yere düştüler. Ama bazılarının kafası karışmış amaçsızca uçuşuyorlardı, bazıları ise sadece saldırmaya tereddüt etti.

Lucas önce aklı başında olanları öldürdü daha sonra ise kafası karışanlara döndü. Kafası karışanların hepsini öldürmeyi başaramamıştı yine de kanatlarını yaralayıp düşmelerini sağlayabildi.

Bundan sonra Lucas kötücül bir şekilde gülümsedi ve… Daha sonra neler olduğunu anlatmamıza gerek yok herhalde…

“Haaaaah… Omuzlarımdan koca bir yük kalkmış gibi hissediyorum.”

Rahatlamış bir suratla yere oturdu ve mutlu bir şekilde iç çekti.

Son olarak tüm ganimetleri topladı ve oyundan çıkış yaptı.

+++

“B-bu… bu adam nerede böyle?”

Lilianne’in biraz önce getirdiği Lucas’ın değerlerine bakan Forest Trask kendi kendine söylendi.

“Eğer bu kanıtı görmeseydim bende inanamazdım.”

Lilianne, Trask’ın önünde alaycı bir şekilde gülümsedi.

Konuşmanın sebebi belliydi, hala [Acemi] olan bir oyuncu kısa bir süre içinde normal oyunculardan daha hızlı seviye atlamıştı.

İlk başta tek seferde 7 seviye atlamıştı. Bir gün sonra ise seviye atlama hızı saçma bir hıza çıkmıştı. 8…10…12 gibi.

“Şimdi ise tek seferde 32 seviye atlamış!!! Bu nasıl mümkün olabilir ki? [Acemi] veya başka herhangi mesleğin öğrenemeyeceği 3 eşsiz yeteneği bile var!!!”

“Gerçi yetenek kazanmak için aynı hareketi tekrarlaması ihtimali de var.”

“Yani bana ölümü bir seferden daha fazla savuşturduğunu ve kim bilir ne kadar süredir karanlık bir yerde olduğunu mu söylüyorsun?”

“Hi hi, yani, bu tek açıklama, şansının ne kadar yüksek olduğunu biliyorsunuz

“Evet, 50 [Karakter Puanı]'nı LUK’a harcamış bir de!!! Kim bunu yapar ki?”

Trask söylediği gibi Lucas en son 32 seviye atlayınca 50 [Karakter Puanı] harcamış ve şansını 152’ye çıkarmıştı.

“Hi hi, düşünün bir, eğer olması gerektiği gibi seviye 10’da mesleğini değiştirseydi ve 90 küsür seviyeyle kazandığı değerleri gerektiği gibi dağıtsaydı neler olurdu?”

Lilianne kıkırdadı ve fikrini belirtti.

“…[Eğitim Odası]’ndan sonra bile değerler açısından diğerlerinde daha ileride olmak istediğini mi söylüyorsun? Bu adam ne kadar aç gözlü olabilir?”

“Onun bunu fark ettiğini sanmıyorum.”

“…? Ne demek istiyorsun?”

“Başlangıçtaki silah ve zırh seti hala değişmemiş durumda.”

Lilianne tekrar alaycı bir şekilde güldü ve terminalde Lucas’ın profilini ve ekipmanını açtı.

Lucas da bu sayfayı [Profil Penceresi] diyerek açabilirdi.

“Benimle dalga mı geçiyorsun? Bekle, eğer bu doğruysa… hala şehre dönmedi mi yani? Git ve bana oyuncuların doğuş noktalarından sorumlu birini çağır.”

“Peki, hemen geri döneceğim.”

Lilianne görevli kişiyi getirmek üzere ofisten çıktı.

Birkaç dakika sonra kendisi gibi giyinen bir erkekle geri döndü. Tabii erkek versiyonunda…

“Efendim, beni istemişsiniz.”

Pearce Reynell, düzgünce taranmış kıvırcık saçlı ve tatlı yüzlü çalışan, patronunu eğilerek selamladı.

“Ah, geldiniz Bay Reynell, bana bir oyuncunun doğuş yerini gösterebilir misiniz?”

“…? Sorun değil fakat, nedenini öğrenebilir miyim?”

“Neden mi? Şuna bir göz at.”

Track Lilianne’in verdiği terminali gösterdi.

“Bir [Acemi]? Neden o?”

“Hm? Seviyesine bak.”

“Öyle söyleseniz bile bir [Acemi] ancak-… umm, efendim, terminalde bir arıza mı var?”

Pearce oyuncunun seviyesini görünce terminalde bir sorun mu var diye korkmuştu.

Lilianne ve Trask sanki Pearce tuzaklarına düşmüş gibi güldüler.

“Hi hi, Bay Reynell, bu terminal kesinlikle yepyeni.”

“Lilianne’in söylediği gibi terminalde hata olmasının ihtimali bile yok.”

“O zaman sistem?”

“Hayır, öyle olsaydı programcılar şimdiye fark etmiş olurdu.”

“Y-yani diyorsunuz ki… bu gerçek! 72 seviyede bir [Acemi] mi var?”

Pearce kendisi de [World Gate Online] oynayan birisi olarak bir [Acemi]’nin 72. seviyeye ulaşabildiğine inanamadı.

“Aynen, şimdi bir de değerlerine bak.”

Trask terminalde Lucas’ın değerlerini açtı.

“Bu mantık dışı şans da ne böyle!!?? Daha doğrusu, hepsini toplarsan seviyesiyle uyuşmuyor bile!”

Lilianne ve Trask bir kez daha gülümsedi ve her şeyi Pearce’a anlattılar.

“… Böyle bir oyuncunun var olduğuna inanamıyorum. Ama neden doğum noktasını istiyorsunuz ki?”

“Evet efendim, bunun için bir sebep var mı?”

Hem Pearce hem de Lilianne alaylı bir şekilde gülümseyen patronlarını sorguladılar.

“Göreceksiniz. Şimdi, bana nerede olduğunu göster.”

“Ah, e-evet.”

Pearce kendi terminalini çıkardı aynı isimde başka bir oyuncu daha olabileceği için oyuncunun ID’sini girdi.

Giriş tuşuna basınca yüzü şok, korku ve inanmazlıkla gerildi. Bütün bu çelişkili duygularla birlikte durduğu yerde bunun hata olup olmadığını kontrol etti.

 “Sorun nedir?”

“… Nasıl…”

Çalışanın davranışını gören Trask ne olduğunu sorarken Lilianne merak ettiği için terminale gözünün ucuyla bakmıştı.

“Bu…”

Pearce terminali patronuna çevirdi ve Lucas’ın şu anda nerede olduğunu gösterdi.

[Denneth’in Mağarası]

“İmkansız! Bu kadar yüksek seviyeli bir mağaraya nasıl girdi?”

“Hayır-hayır-hayır! Efendim, bir zindanın yeniden doğuş noktası haline gelmesi çok daha garip.”

“Daha önceden bir kez ölmüştü ve üstünde başlangıç seti var ayrıca parası da değişmemiş yani kazandığı ganimetleri hala satmamış durumda, bu yüzden şüphelerim vardı. Yine de bu beklentilerimden çok daha farklı.”

Trask sakinleşti ve iç çekerek koltuğunun arkasına yaslandı.

“Anlıyorum... Başlangıç şehri, varsayılan yeniden doğuş noktası değildi. Mağaranın içinde uzun süre dinlenmiş veya bilinçsiz kalmışsa mağara yeniden doğuş yeri haline gelmiş olabilir.”

“Eh? Öyle mi oldu?”

Pearce olayı anlamış gibi görünen Lilianne’e sordu.

“Bu mağara ne kadar yüksek seviyede ki patronun bağırmasına sebep oldu?”

“Çünkü…”

Trask biraz önceki şaşkınlığının nedenini açıkladı. Hikayesine devam ettikçe her iki çalışanının da suratı soldu. Özellikle de mağarada ikamet eden Patron’dan bahsedince…


“…[Gece Yaratığı Denneth]…”

<<<2.Bölüm Part 2

{ 5 yorum ... read them below or Comment }

Sohbet

Yeni Bölüm Geldiğinde Haberin Olsun

Blogger tarafından desteklenmektedir.

Copyright © 2013 Aozora Çeviri Grubu - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan